Sağlık bilgilerinin bir psikoterapist veya hekimle görüşmeyi sadece destekleyebileceğini ama asla ikame edemeyeceğini lütfen unutmayın!

Depresyon nedir?

Gününde olmamak, kendini moralsiz hissetmek veya belli bir süreliğine “keyfin yerinde” olmaması. Bunları yaşamayan var mı? Ancak bir depresyon, bu genel geçer ruh hali dalgalanmalarından farklıdır. Bu fark, daha belirgin görülen şikayetlerde bile kendini belli eder. Buna göre depresyona giren birçok kişi, hiç sevinç yaşamamaya başladığını, içinde sadece olumsuz duygular taşıdığını ve bir boşluğa düştüğünü bildiriyor. Sürekli tekrar eden ölüm ve intihar düşünceleri, sık sık bir depresyona eşlik eder.

Bir kişi en az iki haftalık:

  • Kendini moralsiz ve umutsuz hissetmek, basık bir ruh halinin olması
  • Daha önceleri zevk veren şeylere karşı ilgi kaybı
  • Motivasyon eksikliği, şiddetli yorgunluk

Bunlara eşlik eden başka şikayetler de ortaya çıkabilir, örneğin konsantrasyon ve dikkat bozuklukları, eksik özgüven, suçluluk duygusu ve değersizlik, ümitsizlik, uyku bozuklukları veya iştah kaybı gibi. Depresyon hastalığı geçiren birçok insanda aynı zamanda baş ağrısı, sindirim sorunları veya cinsel işlev bozuklukları gibi çeşitli bedensel şikayetler de görülür.

Depresyonlar ne sıklıkta görülür?

Her 100 kişi içerisinde 20'den fazlasında hayatları süresince depresyon görülür. Depresyon, kadınlarda erkeklerin iki katı kadar görülür. Aynı şekilde kronik bir hastalığa sahip insanlarda da (örneğin kanser, koroner kalp hastalıkları veya diyabet) istatistiksel olarak depresyon daha sık görülür. Depresyon hastalığı her yaşta görülebilir, genellikle korku hastalığı gibi başka bir ruhsal hastalıkla birlikte ortaya çıkar. Her durumda şikayetlerin bir hekimle veya bir psikoterapistle görüşülmesi gerekir.

Farklı şekil veya seyirleri var mı?

Depresyon hastalıkları genelde safhalar halinde haftalar hatta bazen aylar boyunca devam eder. Hastalığın seyrinde çoğunlukla birden fazla depresyon safhası görülür.

Genel olarak depresyon farklı ağırlık derecelerine göre üçe ayrılır:

Hafif depresyon
Bu türde, büyük zorluklarla da olsa hastaların günlük yaşantılarını (örneğin iş, boş zaman, aile içindeki görevler) idame ettirmeleri mümkün olur.

Orta şiddette depresyon
Bu aşamada çalışma becerisi büyük ölçüde kısıtlanmıştır. Sosyal ilişkiler de giderek daha çok azalır.

Ağır depresyon

Bu durumdayken çalışmak, ev işlerini halletmek veya sosyal aktivitelerde bulunmak genelde mümkün değildir.

Ağırlık dereceleri, mevcut şikayet veya belirtilerin sayısına göre belirlenir. Bir hafif depresyonda toplam on belirtiden en az dördünün, bir ağır depresyonda ise toplam on belirtiden en az sekizinin görülmesi gerekir.

Bir depresyon nasıl oluşur?

Bu noktada hem biyolojik faktörler (örneğin beyindeki metabolizma değişiklikleri), hem ailevi şartlar (örneğin depresyon hastası ebeveyn) hem de geçmişte yaşanmış sıkıntı dolu hayat tecrübeleri (örneğin ayrılıklar, önemli birinin ölümü) dikkate alınır.

Bu faktörler, depresyon hastalığı için az veya çok yüksek bir risk teşkil eder. Bunlara, güncel olarak sıkıntılı veya zorlayıcı yaşam şartları da (örneğin işini kaybetme, kanser gibi ağır bedensel hastalıklar) eklenirse, bir depresyon tetiklenebilir.

Önemli bilgi: Hiç kimsenin yaşadığı depresyon "kendi suçu" değildir. Bu hastalık herkesi bulabilir. Yukarıda verilen örnekler (örneğin biyolojik veya ailevi şartlar), insanları depresyona yatkın hale getirebilir. Depresyona girdikten sonra ise insan çoğunlukla bunun sebebini bilemez veya işin bu aşamaya nasıl geldiği anlayamaz. Ancak dışarıdan alınacak destek (örneğin bir psikoterapi), depresyonun sebeplerini bulmaya veya kişinin hayatındaki, hastalığı teşvik eden ya da hastalığın devam etmesine sebep olan alanlarda değişiklik yapmasına yardımcı olabilir.

Depresyonda olup olmadığınızı nasıl anlarsınız?

Öncelikle depresyonla ilgili şikayetlerin ciddiye alınması önemlidir. Bu şikayetler uzun süre devam ederse, bir hekim (genelde aile hekimi) veya psikoterapistten ilk randevunun alınması gerekir. Bu randevu kapsamında ayrıntılı bir görüşme yapılır ve tek tek bütün şikayetleriniz, genel sağlık durumunuz, aile geçmişiniz, bedensel ve ruhsal hastalıklarınız hakkında sorular sorulur. Muhtemelen hastadan bir anket formu doldurması da istenebilir.

Bu tanısal görüşme, kişinin depresyon hastası olup olmadığının veya bunun hangi ölçüde belirdiğinin saptanması açısından önemlidir. Bunun yanısıra örneğin aile hekiminde veya dahiliye uzmanında bir bedensel muayene yapılması gerekir. Böylece, örneğin guatr sorunu gibi bugüne kadar tespit edilmemiş bir hastalığın, depresif şikayetlerin nedeni olmadığına emin olunur.

Depresyon nasıl tedavi edilir?

Eğer bir hafif depresyon hastalığınız varsa, özel tedavi görmeden de tekrar sağlığınıza kavuşmanız mümkündür. Yine de bir hekime veya psikoterapiste görünmeniz tavsiye edilir, zira bunlar size bu süre boyunca refakat ederler. Şikayetlerde bir değişiklik olup olmadığını ilk olarak beraberce gözlemlemeniz tavsiye edilir. Eğer en geç iki hafta sonrasında şikayetlerinizde düzelme görülmezse, bir psikoterapi gerekli olabilir.

Orta şiddette depresyon hastalıklarında hekim veya psikoterapist, ya bir psikoterapi ya da bir antidepresif ilaç tedavisi sunmalıdır.

Ağır ve kronik depresyon hastalıklarında, psikoterapi ve antidepresif ilaç tedavisi birlikte uygulanmalıdır. Buna rağmen şiddetini koruyan veya giderek artan depresif şikayetlerde, özellikle intihar düşüncelerinin belirgin olması durumunda, hastanede bir yataklı terapi uygulanması gerekir.

Özellikle depresyona giren insanlar, kendini aşarak bir hekim veya terapist arama konusunda çoğunlukla zorluk çekerler. Genelde düşünceleri de olumsuzdur, kendilerini ümitsiz hissederler ve bir gün daha iyi olabileceklerine inanamazlar. Hiç de kolay olmayan, hekim veya terapist arama aşaması, ilk engeli oluşturur. Biz, bunu yine de denemeniz için sizi cesaretlendirmek istiyoruz. Bazen kendinize çok küçük hedefler koymanız faydalı olabilir, örneğin ilk olarak bir hekimin numarasını bulmak veya yakınlarınızdan ve arkadaşlarınızdan yardım istemek gibi.

Hastanın arkadaş veya yakınları neler yapabilir?

Hastanın yakınları ve arkadaşlarının ilk olarak depresyon hastalığının belirtileri hakkında bilgi edinmeleri gerekir. Böylece hastanın içinde bulunduğu durumu daha iyi anlayabilir ve hastanın davranışlarını değerlendirmeyi öğrenebilir. Ayrıca motivasyon birçok açıdan önemlidir. Hasta yakınları, profesyonel yardım arama, ilaçlarını düzenli olarak alma ve tedaviyi yürüten hekim veya terapistteki randevularını kaçırmama gibi konularda hastaya destek olabilirler. Hastaya iyi gelen şeyler (örneğin spor) varsa burada da destek vermek çok faydalı olur, hatta başlangıçta hasta teklifi geri çevirse bile. Hasta yakınlarının bu duruma saygı duymaları, ancak hastayla ilgilenmeye devam etmeleri gerekir.

Bunu yaparken hasta yakınlarının kendilerini unutmamaları gerekir. Aile üyelerinden birinin, iyi bir arkadaşın veya bir iş arkadaşının depresyon hastalığına yakalanması, yakın çevresi için zor bir durumdur. Bu durumla başa çıkabilmek için başka aktivitelere vakit ayrımayı da ihmal etmemek gerekir. Bu gibi durumlar için örneğin psikoterapi danışmanlığı ve kendi kendine yardım grupları gibi özel imkanlar sunulmaktadır.

Site haritası

Kostenfreies Angebot

Trainings­programm MoodGYM

Sie möchten das computergestützte, interaktive und leicht verständliche Trainingsprogramm zur Vorbeugung und Verringerung von depressiven Symptomen ausprobieren.

Sind Sie gefährdet?

Selbsttest

16 bis 20 von 100 Menschen

leiden im Laufe ihres Lebens an Depression

Sie benötigen guten Rat?

Hilfe finden

Es kann ein langer Weg zur Heilung sein, aber diesen Weg zu gehen lohnt sich.

Rolf S., Depressions-Erfahrener

Sie benötigen guten Rat?

Entscheidungshilfen

Her 100 kişiden 20'sinde

hayatı süresince depresyon hastalığı görülür